İnsan davranışlarına duyduğum merak ve insanların hayatlarına olumlu bir şekilde dokunabilme isteğim, psikoloji alanını seçmemdeki en önemli motivasyonum oldu. Lisans eğitimimi İstanbul Kent Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünde tamamladım.
Terapi sürecinde ağırlıklı olarak Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yaklaşımını kullanıyorum. BDT, düşüncelerimizin duygularımızı ve davranışlarımızı nasıl etkilediğini anlamaya yardımcı olan, bilimsel temelli ve yapılandırılmış bir terapi yöntemidir. Seanslarda, zorlayıcı düşünce ve duygu kalıplarını birlikte fark eder, daha işlevsel alternatifler geliştirmeye çalışırız.
Ayrıca mindfulness (bilinçli farkındalık) tekniklerinden yararlanıyorum. Mindfulness, kişinin yargılamadan ve anda kalarak duygu ve düşüncelerini gözlemleyebilmesini destekler. Bu yaklaşım özellikle kaygı, stres ve yoğun düşünce döngülerinde oldukça faydalı olabilmektedir.
Danışanlarımı yalnızca yaşadıkları belirtiler üzerinden değil; duygu, düşünce ve beden bütünlüğü içinde ele alırım. Her bireyin yaşam öyküsü ve ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle terapi sürecini kişiye özel planlamayı önemsiyorum.
Klinik staj deneyimlerim ve süpervizyon (uzman eşliğinde vaka değerlendirme) süreçlerim doğrultusunda çalışmalarımı etik ve bilimsel ilkeler çerçevesinde sürdürüyorum. Gizlilik ve güven, terapi sürecinin temelidir.
Sıklıkla gelen sorulardan biri “Terapi ne kadar sürer?” oluyor. Bu süre, kişinin ihtiyaçlarına ve hedeflerine göre değişir. Bir diğer soru ise “Seanslarda sadece konuşuyor muyuz?” Terapi, konuşmanın yanı sıra farkındalık çalışmaları ve çeşitli yapılandırılmış teknikleri de içerebilir.
Mesleki gelişimin sürekliliğine inanıyor ve eğitimlerime aktif olarak devam ediyorum. Amacım; kendinizi güvende hissedebileceğiniz, yargılanmadan ifade edebileceğiniz bir alan sunabilmek.